Üye Girişi Yeni Üyelik
Ana Sayfa Mekânlar Oteller Web TV Foto Galeri İnternet Rehberi Seri İlanlar Eczaneler Künye Ziyaretçi Defteri Siteme Ekle İletişim RSS
GÜNCEL DÜNYA EKONOMİ POLİTİKA KÜLTÜR & SANAT SPOR EĞİTİM SAĞLIK BİLİM & TEKNOLOJİ AİLE & ÇOCUK KONUK YAZAR RÖPORTAJ BİYOGRAFİ
SIRADIŞI DİZİ YAZI
Bakan Yanılmakta ve Yanıltmakta
M. Mustafa BAYRAKTAR
4/12/2011 -
“Sayın Başbakanın aşıkları ayırmanın ne büyük bir felâket olduğunu bilmiyor musun? diyerek Almanlara yüklendiği vakitte anlaşılan o ki Milli Eğitimde herkes çalışıyormuş.”

Ömer Dinçer her yıl iki defa yapılan özür grubu tayinlerinin bu yıl bire düşürülmesi ile ilgili eleştirilere cevap vermiş. Olaya öğretmen perspektifinden değil eğitim perspektifinden bakılması gerektiğini söylemiş.

Açıklamalarına devam eden Dinçer soruyor: “Çocukların eğitime başladığı bir dönemde, tam eğitim döneminin ortasında öğretmenlerinin bir başka yere gitmesini ister misiniz? Burada öğrencinin psikolojisini hiç kimse düşünüyor mu? Öğretmen bir kişi ama bırakıp gittiği o sınıf 30-35 kişi. O çocuklar ne olacak? Böyle bir ortamda eğitimin kalitesinden bahsetmek mümkün mü?

Ve ekliyor: “Öğretmenlik ve fedakarlık dediğiniz şey özellikle burada ortaya çıkıyor. 6 ay daha bir öğretmenin eşinden ayrı kalması onun hayatında sadece 6 aydır. Ama terk edip gittiği onlarca çocuğun ömür boyunca eğitimi boyunca etkileneceği bir sonuç yaratmaya sebebiyet verecek bir durumdur bu”.

Buyurun şimdi bu açıklamaları beraberce aklın ve vicdanın terazisinde tartalım:

“Temel Hak ve Hürriyet Anlayışları”nda Tabii Haklara ilişkin bir değerlendirme vardır. Bu tema çerçevesinde bilinir ki “İnsanın sahip olduğu haklar devletten önce gelir.” Bu demek oluyor ki birey hukuku kamu hukukundan önce gelir.

Öğretimin yöneticisi olarak öğretmenin görevi ise, belirlenen öğrenme hedefleri doğrultusunda, öğrenci ve öğrenme süreci özelliklerine uygun olarak dışsal olayları seçme, düzenleme, uygulama ve denetlemedir. Olaya öğretmen perspektifinden değil eğitim perspektifinden bakalım diyen Dinçer, eğitimi öğretmenin yönettiğinin farkında değil gibi görünmektedir.

Bireyin hukuku ve öğretmenin görevi daha sonra dönülmek üzere burada dursun. Şimdi diğer bir cümleye geçelim. “6 ay daha bir öğretmenin eşinden ayrı kalması onun hayatında sadece 6 aydır.” İşte bu nokta Dinçer’in fevkalâde yanıldığı ve yanılttığı bir noktadır.

Tayin süresi açısından konuya açıklık kazandıralım ilkin. Öğretmenin altı ay eşinden ayrı kalması önemsiz ve değersizleştirilirken gözlerden kaçırılan nokta bu ayrı kalma süresinin (olayın da içinde olanlar bilir) toplamda iki yıla ulaşmasıdır. Öğretmenin eşinden ve çocuklarından iki yıl ayrı kalmasının ne büyük sonuçlara sebep olacağına tekrar dönülecektir.

Sayın Dinçer’in yanıldığı ve yanılttığı diğer nokta; öğretmenin bir kişi ama bırakıp gittiği sınıfın 30-35 kişi olması nedeniyle altı ay daha beklemesinin uygun görülmesi. Öncelikle bırakıp gitme denilen şey nedir? Öğretmen nereye gitmektedir? Neden gitmektedir? Gitmesi gereken birinin bir takım kanunsuzluklarla bekletilmesi kalanlara ne fayda sağlayacaktır?

Bir öğretmeni iki yıl eşinden ve çocuklarından ayrı bırakmak öncelikle tabii haklarına aykırıdır. Toplumun temel taşını oluşturan aile müessesine vurulmuş ağır bir darbedir. Birbirini iki yıl boyunca belirsiz aralıklarla görecek olan eşler aile hukukunun zorunlu kıldığı bir takım ödevleri nasıl sağlayacaktır?

Bir eş düşünün çocuğuyla beraber ya da hamile ve yahut yeni doğum yapmış ve hayatın zorlukları karşısında tek başına mücadele veriyor. Bir evlat düşünün ki anne babasına en çok ihtiyacının olduğu bir dönemde ebeveyn sevgisinden ayrı büyümüş. Bu çocuğun anne babasından ayrı kalması nedeniyle ruhunda oluşacak yoksunluk hangi ilaçla tedavi edilebilir?

Bu tayinin adı zaten mazeret tayinidir. Yani bir ihtiyaçtan hasıl olmaktadır. Evli bayanın, öğretmen olan eşinden ayrı kalması ile yaşayacağı zorlukları, bir evladın öğretmen olan babasından ayrı kalması nedeniyle ruhunda oluşacak babasızlık duygusunu; 30 öğrencinin öğretmensizlik nedeniyle yaşayacağı şeylerle karşılaştırma konusu yapılması ilgili kişilerin aile hayatına karşı saygısızlıktır.

Öğrenci, öğretmensiz kalıyorsa bu MEB’nın tayin konusundaki yanlış uygulamalarından kaynaklanmaktadır. Mazeret durumundan tayin isteyen öğretmenin yerine başka bir öğretmen atayabilirsiniz. Bunun çözümü bu kadar basittir.

Eğitimin kalitesi göz önünde bulundurularak öğretmenin mazeret tayinine engel olunduğunda, öğretmenin altı ay evinden eşinden ve çocuklarından ayrı kalabileceği nasıl düşünülebilir? Öğretmenin nelere ve nasıl zorlandığı da toplumun takdirine maruzdur artık.

Daha açık nasıl söylenir bilmiyorum, Sayın Dinçer’in, eşinden ve çocuğundan ayrı öğretmenden, başarılı bir eğitim beklemesi, aile hayatına ilişkin bilgileri hakkında beni şüpheye düşürmektedir.

Evlilikten doğan mahrem olaylar, psikolojik ihtiyaçlar, sadece eşlerle anlamlı ilişkiler engellendiğinde ve ertelendiğinde hangi bireyin görevinde başarılı olması beklenir? Peki siz burada eşlerin ve çocukların psikolojisini düşünüyor musunuz? Umut bağladıkları eğitimin yapılmadığı yaz dinlenme vakti de Dinçer’in gözüne batmakta mâlesef.

Fedakarlık konuları da genelde birileri üzerine düşen görevi yapmadığında veya yapamadığında gündeme gelmekte ve ziyadesiyle çarpıtılmakta. Öğretmenin yapacağı fedakarlık evinden, eşinden, çocuklarından, maaşından ve ek dersinden yapacağı fedakarlık değildir.

Öğretmenin fedakarlığı tüm öğrencilerinin öğrenme sürelerini ve tiplerini belirleyip onları inkişaf ettirmek için sabırla gayretle titizlikle çalışmasıdır. Öğretmenin fedakarlığı eğitimle ilgili bir alana hasredilmiştir bunu özlük haklarından vazgeçmek olarak değerlendirmek ve bunun üzerine bir şeyleri bina etmeye çalışmak fedakarlık gibi ulvi bir değeri sonuna kadar sömürmektir.

Sayın Başbakanın aşıkları ayırmanın ne büyük bir felâket olduğunu bilmiyor musun? diyerek Almanlara yüklendiği vakitte anlaşılan o ki Milli Eğitimde herkes çalışıyormuş.

 

Değerli okurlarım, umarım “Her şey yeterli olsun” sizler için …

Sağlıcakla kalın …

 

M. Mustafa BAYRAKTAR

 

880 defa okunmuştur.
Yorumlar
Hakkı KAĞAN 06-12-2011, 00:06:40
ağzınıza sağlık,
Hocam yazı için çok teşekkürler ama asıl eksik noktayı atlamış olduğunu zannediyorum. M.E.Bakanı olarak başbakanın atadığı tüm bakanlar nedense ÖĞRETMEN DÜŞMANI veya ÖĞRETMENDEN HABERSİZ ZABITA MEMURU gibi davranıyorlar. İzin, Tayin, Ekders, Çalışma saatleri, Tatiller... o kadar hızlı değişiyor ki bizim tebeşirle yazdığımız yazılar bile tahtada daha fazla etki bırakıyor. sürekli yaz boz tahtası gibiyiz. eş durumu, özür durumu tayinlerini bundan önceki iki bakanında kurcaladığını her zamanki gibi milleti aldatarak sanki tayin olunca başka bir ülkeye kaçıyormuşuz gibi gösterdiklerini gördük. bu kötü duruma sessiz kalıp tv, gazete, meydanlarda mangalda kül bırakmayanlara da diyecek bir sözümüz yok. Belki de hak ediyoruz bu kötü durumu. Çünkü Bakanı ve onu atayanı Ülkem insanı(hatta öğretmenler bile) seçmedi mi?
Mehmet 05-12-2011, 15:31:32
tribünlere yazılmış bir yazı
ilkokul 3. sınıfta 3 öğretmen değiştirmiş bir eğitimci olarak yazıyorum, hiçbir öğretmenin hele de sınıf öğretmeninin sene ortasında okul değiştirmesini doğru bulmuyorum. son derece yanlış ve ne üzücüdür ki eğitimci olduğunu söyleyen insanlar bu durumu savunuyor. kimse kimseyi zorla öğretmen yapmıyor. kalkıpta parçalanmış aile söylemleriyle ajitasyon yapmanın bir alemi yok. herkes bilerek ve farkında olarak atanacak ve atandıktan sonra da tamam asaletim de geldi adaylağım kalktı hadi ben gidiyorum diyip sene ortasında çekip gitmeyecek. 2 sene ise iki sene kalacak. bencede en doğrusu bu.
osman 04-12-2011, 22:03:09
Mustafa kardeşim kaleme aldığın yazıya tamamiyle katılmakla beraber asıl yanlışın öğretmenlik alt yapısı olmayan birkimsenin M.E.Bakanı olarak atanması olsa gerek. Böyle birkimsenin öğretmenin sıkıntılarından bi haber olması çok doğal.
mete 04-12-2011, 18:36:20
sayın hocam depremzede öğretmenlerin sorunlarına da yer vermeninizi bekliyoruz .. saygılar
muammer bozer 04-12-2011, 16:29:21
yeterince
yorumlarınız yerinde.sayın bakanın bundan haberdar olmasını isterim.
M. Mustafa BAYRAKTAR 04-12-2011, 15:29:34
Yazılarımızın okuyucu ile buluşması bizim için sevinç verici. Eğitim kalitesinin, öğretmenlerin ailelerinden ayrı bırakıarak sağlanmaya çalışılması ise üzücü. Bu durumdan en fazla etkilenenler ise Kadınlar ve onlarla birlikte çocukları. Öğretmen rapor almaya zorlandığı sürece de öğrenciler olacak.
mustafa mete 04-12-2011, 15:04:18
SAYIN HOCAM YAZINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER. İNŞALLAH OKUMASI GEREKENLER DE OKUR..
DEPREMZEDE ÖĞRETMENLERİN SORUNLARINA DA DEĞİNMENİZ DİLEĞİYLE..
Elifnur 04-12-2011, 14:17:40
Milli eğitimin can sıkan uygulamalarından birine güzel bir şekilde değinmişsiniz Hocam.
Umarım bir gün bu milli eğitimde de düzelen şeyler olur...
rıdvansivri 04-12-2011, 03:28:04
çok anlamlı bir yazı olmuş teşekkürler.
Diğerleri...
Bir Lise, Bir Şehir, Bir Tarih (Ziya Gökalp Lisesi)
Ayrıksı Yarıyıl ve Okuma Rehberi
Abaküs Mental Aritmetik (Korkulu Rüya Değil Matematik)
Chicken Game ve Tersten Türkiye
Sapından Fırlamış Bağlaşık İlişkiler
Bye Bye Baydın
Immortals (Bir Film Hayata Bakışı Nasıl Değiştirir)
Bakan Yanılmakta ve Yanıltmakta
HAYALLERİN GÜCÜ
HOŞ BULUŞTUK
Bana Okulunu Söyle…
 
Selma Ersöz Yarimoğlu
Türkiye / İstanbul - 08-01-2012
Haber İklimi'ne emeği geçenleri can-ı gönülden
kutluyorum. Çok samimi buluyorum sizleri ve tüm
tanıdıklarıma tavsiye ediyorum. Allah cc
samimiyetinizi ve azminizi arttırsın. Hepinize
sonsuz teşekkürler.
mehmet ali tan
Türkiye / konya - 07-01-2012
1 yıldır bu hizmet ikliminin oluşumuna fedakarlıkla
gayret gösteren tüm dostların ALLAH yolunu
açık,hizmetlerini daim etsin.
Habilhan Pehlivanlı
Türkiye / Kırıkkale - 05-01-2012
Yüce Rabbim hayırlı haberlede buluştursun :)
Abdulkadir Okumuşlar
Türkiye / Konya - 05-01-2012
Nice Hayırlı Yıllara...
Nur Adıgüzel
Türkiye / Konya - 05-01-2012
Sevdiklerimizle beraber geçireceğimiz sağlıklı,
huzurlu, mutlu, başarı ve neşe dolu nice yıllara.
Başarılarınızın devamını dilerim. Hayırlı seneler...
Eda Bildek
Türkiye / Adana - 05-01-2012
Haber iklimin her soluğunda yüreklerden güzel
satırların damlamasını ve tüm güzellikleri hep
birlikte yaşamak dileğiyle.. dua ve sevgi
içerisinde! musa hocam yüreğiniz, kaleminiz ve
başarınız daim olsun!
Halime Kantaş
Türkiye / Mardin - 05-01-2012
Gelişebilen, düşünebilen, görebilen, hissedebilen,
insanlığıyla insanlığın ölmediğini hissetiren bilgi
ve paylaşımlar için haberiklimi.net'e teşekkür
ederim...
çiğdem erdem
Türkiye / konya - 05-01-2012
haberiklimi ile dolu geçen bir yılın ardından
;seviyeli ,duyarlı,gerçekçi,tarafsız haberin adı
oldu HABERİKLİMİ....Yolunuz açık ,takipçiniz bol
olsun...
Zafer Dede
Almanya / Essen - 05-01-2012
Hocam nice senelere ulasmaniz dileğiyle, biliyorum
ki cok calisiyorsunuz, kalbinizin nekadar genis
oldugunu biliyorum tüm kalbimle size dua ediyorum
Allah islerinizde kolaylik versin hersey gönlünüzce
olsun tüm arkadaslara cok selam...
Ahmet Kuyanay
Türkiye / Siverek / Şanlıurfa - 05-01-2012
Yeryüzünde hakkın adaletin ikamesi için çabalayıp
duran ve bu uğurda malından canından evladından ve
mesaisinden fereğat etmesini bilen herkes değerlidir
makbuldür. Siz de bu makbul olan insanlardansınız,
ne mutlu sizlere...
 ANKET

Eğitim hayatınızda en çok özlem duyduğunuz dönem hangisi?

Oy Kullan Sonuçlar
Loading
 LİNKLER

Copyright © 2010 Haber İklimi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz